22 Nisan 2012 Pazar

Kitap Fuarı


Dün kitap fuarına gittim. Fuardan Momo, Kediler Güzel Uyanır ve Gregor ve Gri Kehanet kitaplarını aldım. Alaycı kuş iğnesini buldum. Bulunca çok sevindim, hemen aldım.

Birkaç tane tanıdık gördüm fuarda. Çok nefret ettiğim bir kız bana bakıp hafiften gülümsedi. Kızın üstünde de almayı istediğim ama sonradan bulamadığım tişörtten vardı. Onun yanında  birkaç tanıdığım daha vardı. Onlardan da nefret ediyorum. Başka bi yerlere gittim.

Fuardan çıkmam gerektiği zaman bir türlü çıkamadım. O kadar kalabalıktı ki. İlerledim baya, çıkış yazan yere gittim. Burdan çıkarmıyoruz dediler, başka yere yolladılar. Ama her yer gittikçe kalabalıklaşıyordu. Bir çıkışa daha gittim, oradan da çıkamadım. Sonra sora sora bir yol buldum, çıkabildim. Sanırım gittiğim yerler çıkış değildi. Ya da onun gibi bir şeyler.

Sonra bir yerlere gittik, dönerken metroya binmem gerekiyordu. Bir kadına metroya nerden gidebileceğimi sordum. Kadın dedi ki "Karşıya geç, ordaki kaldırımın ordan dolan, yana git. Biraz yürü.". Karşıya geçmek için bekledim o kadar, yürüdüm yürüdüm, sonra kadının dediği yerden karşıya geçtim. Geldiğim yerin arka sokağı olduğunu fark ettim. Karşıya geçmeden gelseydim daha kısa olurdu dedim, yürümeye devam ettim. Sonra buldum metroyu. Bindim. Üç istasyon gitti, son istasyon dedi. Sonra yanlış metroya bindiğimi anladım, doğrusuna bindim. Eve gittim sonra.

2 Şubat 2012 Perşembe

Kar Yağdı

Hava durumu, kar yağarken bile 8 derece ve yağmurlu gösteriyordu İzmir'i. Ama kar yağdı. Çok üzülüyordum yağmıyor diye. Bugün çok mutluydum.

Hemen birkaç arkadaşımı çağırıp dışarıya çıktım. Arabaların üzerindeki karları alıp birbirimize attık. Sokaklarda bir sürü kişi vardı ve herkes birbirine kartopu atmaya çalışıyordu. Baya oynadık. Sonra kardan adam yapan adamları gördük. Biz de kardan adam yapmaya çalıştık.

Önce karları toplayıp şekil verdik. Sonra yerimizden memnun olmadığımız için başka bir yere gitmeye karar verdik. Kardan adamın kafasıyla gövdesini ayırdık, kucağımıza gövdesini alıp taşıdık. O sırada dondum. Giderken 5 - 6 yaşlarında iki tane çocukla karşılaştık. Bize kartopu attılar. Geldiler, kardan adama vurdular. Gövdesini bozdular kardan adamın. Çok sinir oldum onlara. Sen uğraş, taşırken bozsunlar. Bir daha yaptık. Üzerine şapka, dal, ip; ne varsa koyduk. Çok şirin bir şey oldu. Sonra da orada bozacaklarını bildiğimizden dolayı bizim eve koymaya karar verdik.. Gövdesi çok ağırdı. Hepimiz gövdesini kaldırdık ve asansöre koyduk. Her yer su oldu. Kardan adamı buzluğa koymayı düşünmüştüm ama kar kirli olduğu için buzluğa koymadım. Balkona koydum.  Şu anda balkonda duruyor. Gözleri ve düğmelerini oluşturan o cisimler yerde. Erimeye başladı ama.

Şimdi baktım da karlar erimiş, pek kar kalmamış. Yağmur yağıyor biraz biraz.

20 Ocak 2012 Cuma

Şubat Tatili


Demin yatağımın üstünde çikolata bırakmıştım. Erimiş, sıvı bir şeye dönmüş. Yatağın üstüne yattım, üstüm çikolata oldu. Bilgisayarım da onun üzerindeymiş, bilgisayarın kart ve mikrofon girişi çikolata oldu. Peçeteyle uğraştım biraz ama baktım çıkmıyor, bıraktım. Hala çikolata duruyor öyle. Yatağımdan da çıkmadı.

Deminden beri Twitter'da Facebook gibi sohbet edenleri izliyorum. Bir de şeye sinir oldum ben ya. Kızın teki gelmiş, benim Twitter'da binden fazla takipçim var diyor. Ama bir şey diyemedim. Tebrikler de diyemedim. Neden tebrikler diyeyim ki?

Dün sınıfta üç kişiydik biz. Eğlendik ama. Zaten gezi vardı. Bugün de okula gittim, karne aldım, geldim. İngilizce öğretmenimiz değişik bi'film seçmişti. Belgesel gibi. İzlemek istemedik, oyun oynadık. Sonra da karne alıp geldik.

Karne alırken bir de fotoğraf çekiyorlardı. Geçen sene bildiğin ödev dağıtır gibi dağıtılmıştı. Bu sene tek tek gittik, fotoğraf çektirdik öyle. Karneyi alırken ben o kadar heyecanlandım ki. Bir de nasıl gülümsediğim belli değildi.

İyi tatiller :)

18 Ocak 2012 Çarşamba

Kar Yağmıyor Buraya


Eve gelir gelmez Şubat Tatili için verilen ödevleri yaptım. Genelde verilen tatil ödevlerini son gün yapardım. Ama   oturup bitirdim hepsini.
Buraya kar yağmaması benim şanssızlığım gibi bir şey herhalde. Kar görmeyi o kadar çok isterim ki. Okulun neredeyse %80 kadarı konuşuyorlar, Uludağ'a gideceklerini söylüyorlar, sonra ben niye üzülüyorum. Kar görmeyeli o kadar oldu ki. Çok özledim karı. En son gördüğümde otobüste giderken mola vermiştik. Sonra ben bir tümseğe çıkmıştım. Yatmıştım oraya, yuvarlanmıştım. Eğlenmiştim. Yaşadığım yerde kar yağmıyor. Çok gıcık bir şey, yani ne bileyim çok seviyorum karı. Ama kardan adam yap deseler beceremem mesela.

Çok küçükken teyzemin evinin bahçesinde kardan adam gibi bir şey yapıyordum. Sonra yukarıda beni izleyen biri olduğunu fark ettim. Ama kadın teyzeme çok benziyordu. "Teyze sana ne oldu?" diye bağırdım. O kadar korktum ki. Kendimi korku filmlerindeki çocuklardan biri falan sandım herhalde. Hani masumca oyun oynarken bir anda herkesin yaşlandığını fark edenlerden. Sonra onun başka biri olduğunu anladım. Nasılsınız diye sordum, durumu idare ettim.

Şubat Tatilinde nereye gideceğimizi bilmiyorum ama lütfen kar yağan bir yer olsun. Lütfen.